Kalabalık İçinde Alkışlanmak Mı? Tek Kişilik Yalnızlık Mı?

Okuma Süresi 2 dk, Meral Kaya

Uzun zamandır düşünüyorum. Zihnime gelen ve giden birkaç konu oldu. Hepsinden biraz mini araştırmalar yapıp, bir iki cümle yazıp vazgeçtim. Bir türlü oturtamadım. Aklımda, okuyan mutlu olsun, okuyan beğensin isteği vardı.

Birden aklıma herkes kendi yogasını yapar cümlesi düştü. Herkes kendi yazısını yazar. Herkes ne alabilirse onu alır geldi. Benim ne yazdığım beni, okuyucunun ne anladığı ya da neye önem verdiği kendisini ilgilendiriyor.

Bu konuda rahatladıktan sonra aldım kalemi elime, onaylanma kaygısını bir kenara bırakarak. Beğenilme, onaylanma duygusu hep içimizde olan insani bir şey. Abartmadığımız, bize kilit vurmayacak ölçüde olağan.

Hayatınıza dönüp bakar mısınız, neleri erteliyorsunuz ya da hoşlanmadığınız ortamlarda ne kadar bulunuyorsunuz. Onaylanmak için gittiğiniz o yemekte, etrafınızda alkış aldığınız kalabalık varken ne kadar yalnızsınız. Neleri feda etmek zorundasınız kar etmek için. Sizin kar olarak adlandırdığınız, kar dediğiniz gerçekten kar mı?

Nelerden vazgeçiyoruz onaylanmak adına. Standart ne ise ne öğretildiyse öyle yaşıyoruz. Bunun dışında yaşayanı da anormal olarak görüyor o deli zaten diyoruz.

Tam ayaklarınızı uzatmış, elinize dumanı üzerinde içeceğinizi almışken, gelen telefonla buz olmuş içeceğinizi kaç kere dökmek zorunda kaldınız. Oysa ki o telefonu açmasanız o anda, sizin için önemli olanı gerçekleştirseniz, neyi kaybedersiniz?

İçimizde iyi olmama, onaylanmama, sevilmeme kaygısıyla hareket ediyoruz. Sepet sepet çamaşırınız ütülenmeyi beklerken, bir arkadaşınızın telefonuyla o çamaşırları bırakıp dışarı çıktınız. Döndüğünüzde gecenin bir yarısı olmuş çamaşırlarla baş başa kaldığınızda söylenmediniz mi? Buna benzer örnekleri çoğaltabiliriz.

Kendimize öncelik tanımayı öğrenmemiz gerekiyor. Feda edilmiş ebeveyn, arkadaş veya evlat olmaktan önce kendimize önceliği vermeyi öğrenmeliyiz. Bunu yapabildiğinizde onlara kızmadan sevgiyle değer veriyor, iç sesinizin söylenmesine izin vermiyorsunuz. O orada olmuyor artık.

Haydi şimdi her neredeyseniz sadece kendinize mola verin. Gözlerinizi kapayın ve kocaman bir nefes alarak içinizdeki varlığı fark edin. Sonrasında mis kokulu bir bitki çayı ya da kahve, neyse sevdiğiniz. Kendinizle buluşun, sonrasında diğerleri gelecek, buna emin olun.

Varsın kalabalık içinde tek başınaymışsınız gibi bir alkışlanma olmasın. Kalabalığın içinde siz de olun, var olun. Korkmayın yalnız kalmaktan. Kendinizi de var edin, fark edin.

Kalabalık İçinde Alkışlanmak Mı? Tek Kişilik Yalnızlık Mı?” için 2 yorum

Kendininkini ekle

  1. Herkesin kendisi için verdiği molalara ihtiyacı var. Ne zaman sizin de dediğiniz gibi onaylanma isteğiyle yaptığımız davranışları bir kenara bırakıp kendi başımıza ne istediğimizi sorgulayabilirsek bunu başarabileceğimize inanıyorum.

    Çok güzel bir yazıydı. Kaleminize, yüreğinize sağlık🙏🏼

    Liked by 1 kişi

  2. Kahve molasında, kendimle bulustuğumda okudum yazınızı. Tam da ‘Yalnız kalmak yalnızlaştımaz insanı; kendini bulmasına olanak sağlar ve gücünü fark ettirir’ diye düşünürken… Elinize sağlık 💜

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: