Çıkarlarımızı Birbirimizden Daha Mı Çok Seviyoruz?

Okuma Süresi 2 dk, Ayşe Ebru Kopal

Bir başlangıç sorusu yazının alt metinlerine rengini bıraksın..

Dünyanın dilinde batı ülkeleri hızla gelişiyor kelimesi var ve doğu ülkelerine de keşmekeşlik, basitlik, özensizlik demek düşüyor öyle değil mi?

Batı ülkeleri gelişiyor; çıkarları, iki yüzlülükleri, sahtelikleri ve yalanları ile her gün biraz daha gelişiyor ve büyüyor. Adına sevgi dediği bencilliği ile insan ruhunu kör edecek kadar gelişiyor… MEDENİYET 😊Birbirimizle tokalaşırken bulaştırdığımız saf niyet suistimali ile batı hızlıca gelişiyor… Çünkü doğu, sefil, karışık ve fakir öyle değil mi?

Yazıma biraz sitemkar başladım. İçimde her gün insan ilişkilerine dair büyüyen küçük sesler minik bir çığlığa dönüştü. Çünkü çıkarlarımızı daha çok seviyoruz birbirimizden. Kendi konfor alanımızı rahatsız eden her konu, olay, insan bizi mutsuz ediyor, sertleştiriyor ve betonlaştırıyor. Yaşadığımız binalara benziyoruz günden güne. Rengimiz soluk, derimiz sert, ruhumuz devre dışı.

Çıkarlarımızı Birbirimizden Daha Mı Çok Seviyoruz?

Peki sorum şu: doğunun masumiyeti, paylaşımcılığı, tevazusu ve birliği bulaşır mı bizlere?

Elbette bulaşır. Elimizde taze çiçeklerle bezenmiş bir yol var… YOGA 😊

Yoga birleşmenin en sessiz hali. Anlayışın, tevazunun en sessiz hali. Öyle dilsiz ve dingin bir alan açıyor ki orada sözcüklere ihtiyacımız yok. Sadece bir olup birbirimizin ışığını görebildiğimiz bir alan yaratıyoruz. Yoga çıkarlarımızı matımızın bir kenarına bırakıp hatta unutup tek bir hat üzerinde birlikte hareket edebildiğimiz, birbirimizin alanını paylaştığımız ve birbirimize içtenlikle sessizce gülümseyebildiğimiz en basit ve sade yoldur. Ve artık batıya bir güneş gibi doğuyor. İçimizi ısıtıyor.

Yoga dağılmış zihinleri bir araya getirir. Kopmuş bağlantılarımızın arasında ki iplikleri nazikçe örer. Odağımızı kalbimize çevirir. İçimizde unuttuğumuz nice güzelliği yeniden hatırlatır. Kabuğumuz çatlar ve dışarıya sıcacık yepyeni bir sen çıkar. Bedenimizi besler, kanımızın akışını tazeler, organlarımızın temizliğini yapar. Tabi ki beslenen bir beden beslenen bir ruh sevgiye açabilir kapılarını. Sevgiye bir kapı açıldığın da insanlığı da buraya davet başlar.

Ve tekrar bakarız bohçamızda biriktirdiklerimize. Bohçamıza farkında olmadan doldurduklarımızı yoganın zarif elleriyle boşaltırız. Eleştirilerimizin, memnuniyetsizliğimizin, fakirleşmiş duygularımızın yerine içimize zengin bir sevgi sofrası kurarı. Çünkü artık birbirimizi daha çok seviyoruzdur çıkarlarımızdan.

Şimdi yeniden birbirimizi hatırlayabilmek adına lütfen ellerini kalbinin üzerine koy tüm şarkı boyunca;

Sevgiyi hatırla…

Seda Bağcan, Long Time Sun

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.