Hissetmek

Okuma Süresi 3 dk, Ayşe Ebru Kopal

İnsan yazdıkları mı? Okudukları mı? Söyledikleri mi? Duydukları mı? İnandıkları mı? Anlattıkları mı?

İnsanın kendine doğru açılan bu kadar çok kapısı varken, insan seçim yapabilmedeki gücünü hangi alana yönlendirmeli? Genellikle yazmıyoruz, okuduklarımız yetersiz, söylediklerimiz çok, inandıklarımız sahte, peki ya duyduklarımız? İnsanın algısına çevirince yüzümü, beş duyu hapishanesinde kendini var etmeye çalışan bir mikroorganizmayı düşlüyorum. Peki beş duyu hapishanemiz, var olma çabamız mı, anlama aracımız mı? Beş duyumuza da körüz aslında. Çoğu zaman yeterince görmüyor, duymuyor, tatmıyor, dokunmuyor özetle hissetmiyoruz. Hissetmek, beş duyumuzu da içine alan narin duyumuz, duyargamız. Yeryüzünün gözyaşlarını, kahkahalarını, kalp atışlarını hissetmek. His=connect; bağlantı. Görünmez ipler, görünmeyenin duyumsanması.

Okumaya devam et “Hissetmek”

Çıkarlarımızı Birbirimizden Daha Mı Çok Seviyoruz?

Okuma Süresi 2 dk, Ayşe Ebru Kopal

Bir başlangıç sorusu yazının alt metinlerine rengini bıraksın..

Dünyanın dilinde batı ülkeleri hızla gelişiyor kelimesi var ve doğu ülkelerine de keşmekeşlik, basitlik, özensizlik demek düşüyor öyle değil mi?

Batı ülkeleri gelişiyor; çıkarları, iki yüzlülükleri, sahtelikleri ve yalanları ile her gün biraz daha gelişiyor ve büyüyor. Adına sevgi dediği bencilliği ile insan ruhunu kör edecek kadar gelişiyor… MEDENİYET 😊Birbirimizle tokalaşırken bulaştırdığımız saf niyet suistimali ile batı hızlıca gelişiyor… Çünkü doğu, sefil, karışık ve fakir öyle değil mi?

Yazıma biraz sitemkar başladım. İçimde her gün insan ilişkilerine dair büyüyen küçük sesler minik bir çığlığa dönüştü. Çünkü çıkarlarımızı daha çok seviyoruz birbirimizden. Kendi konfor alanımızı rahatsız eden her konu, olay, insan bizi mutsuz ediyor, sertleştiriyor ve betonlaştırıyor. Yaşadığımız binalara benziyoruz günden güne. Rengimiz soluk, derimiz sert, ruhumuz devre dışı.

Çıkarlarımızı Birbirimizden Daha Mı Çok Seviyoruz?
Okumaya devam et “Çıkarlarımızı Birbirimizden Daha Mı Çok Seviyoruz?”

Deneyimini Sevmek

Okuma Süresi 3 dk, Ayşe Ebru Kopal

Her şeyi deneyerek öğrendiğini unutan bizler. Bilginin deneyimin bir parçası olduğunu unutan bizler.. Deneyimlerimizi reddetmek ve dışsallaştırmak için zihinlerimizin adeta bir savaş açtığını farkettiniz mi? Oysa literatürlere yerleşmesini istediğim bir kelime var 😊

“Deneyimini Sev”…

Deneyimlerimizi sevmek, kendimizle barış imzalamak, yaralarımızı sarmak ve sonra da şifalandırmaktır. Deneyimlerimizi sevmeyi, kırılan yerlerimizi onarmak, kendi sırtımızı sıvazlamak ve kendimizi takdir etmek olarak görsek.. Ne kadar ironik değil mi, her zaman unutulan ve görmezden gelinen kendimiziz. Oysa deneyimin seni sen yapan şeydir.

Okumaya devam et “Deneyimini Sevmek”

Korku mu? Cesaret Mi?

Okuma Süresi 3 dk, Ayşe Ebru Kopal

Soruyu sorduğumuzda mutlaka cevabı gelir. Korku ve cesaret yüzyıllardır zihinlerimizde anlamını ve yerini bulmaya çalışan ana duygularımızdan. Bazen yaşam yolumuz bu iki duygu sarkacında ileri-geri hareket ediyor. Eylemlerimizi de bu iki duygu ile ya ileriye doğru çekiyoruz ya da geriye doğru büküyoruz. Kendimizi geriye doğru bükmelerimizde unuttuğumuz minik bir detay var. Cesaret korkunun içinde uyur ve cesaretin; “Hey bende buradayım” seslenişini duyduğumuzda uyanırız.

Okumaya devam et “Korku mu? Cesaret Mi?”